10. Soru
Tebbet suresinde, Ebu Leheb’e lanet edilmektedir. Onun cehenneme gideceği Allah tarafından belirtilmiştir. Neden hesap günü gelmeden Ebu Leheb’in cehenneme gideceği belli edilmiştir? İnsanlar hesap gününde sorgulanıp ona göre cennete veya cehenneme gönderilmeyecekler miydi? Ebu leheb ve karısına neden böyle bir istisna yapılmıştır? Eğer Ebu Leheb sonradan tövbe edip islama dönseydi, Allah onu affetmez miydi? Allah bağışlayıcı değil midir? Biz aciz insanoğlunun hata yapabileceğini bilmemekte midir? Allah Ebu Leheb’in ölene kadar islamı kabul etmeyeceğini bildiği için ona cehennem haberini verdiyse, yani Allah onun islamı kabul etmeyeceğini başından beri biliyorsa neden yaratmıştır? Allah Ebu Leheb’i ve karısını doğrudan cehennemde yakmak için mi yaratmıştır?
Bu sorunun tam tersi, aşere-i mübeşşere için de geçerlidir. Hayattayken cennetle müjdelenen on kişi, sonradan şirke düşmüş olsalar dahi, Allah onlara verdiği cennet sözünü tutacak mıydı? Yoksa ilahi adalet gereği, sözünden dönüp onları cehenneme mi gönderecekti? Peki, Allah sözünden döner mi?

Cevap
Lafı dolandırmadan, özet olarak şunu diyeceğiz:
• Allah bilendir, zorlayan değildir.
• Ebu Leheb istisna değildir, örnektir.
• Tövbe kapısı herkese açıktır.
• Adalet, özgürce yapılan tercihin sonucunu görmektir.
• Allah sözünden dönmez.
• Müjdeler ve uyarılar, bilgiye dayanır.
• Bir de şu var: Tebbet suresi Mekke döneminde inmiştir. Ebu Leheb’in ölüm tarihi ise hicretin 2. yılındadır (MS 624). Yani bu sure, Ebu Leheb öldükten sonra inmemiştir.
Şimdi lafı dolandıra dolandıra, uzun uzun anlatıyoruz, ilgilisine:
“Ebu Leheb’in cehennemlik olduğu neden önceden söylendi? Onun ayrıcalığı neydi?”
Bu bir istisna değil, Allah’ın sonucu önceden haber vermesidir.
Siz hiç bir arkadaşınıza, bir film hakkında spoiler vermediniz mi?
Spoiler verdiğiniz zaman; filmin başına, sonuna ya da oyunculuklara bir tesiriniz oluyor mu?
Ehl-i Sünnet’e göre:
• Allah zamana bağlı değildir. Bizim yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı, videoyu ileri alarak önceden seyretmiş ve bize neticeyi bildirmiştir.
• Biz geleceği tahmin ederiz, Allah ise olacakları bilir.
• Olacakları bilmesi, insanları herhangi bir şeye zorlaması anlamına gelmez.
Allah Ebu Leheb’i cehenneme zorlamadı, onun ölene kadar iman etmeyeceğini zamanda ileri giderek gördü ve bunu bize haber verdi.
“Ama herkes hesap günü yargılanmayacak mı?”
Evet. Zaten Tebbet Suresi Ebu Leheb de tüm insanlar gibi ilahi adalete uygun bir şekilde yargılanacak ve sonucu da bu şekilde olacak diyor.
“Ebu Leheb tövbe etseydi Allah affetmez miydi?”
%100 Affederdi.. Ama tövbe etmedi. Allah, bize hesap günü Ebu Leheb’in yargılandığını ve tövbe etmediği için de bu sonuçla karşı karşıya kaldığını haber veriyor. Eğer tövbe etseydi ve tövbesi kabul olsaydı , o zaman Tebbet suresi bu şekilde inmezdi zaten. Allah bize gelecekte ne olduysa, onu haber veriyor.
Sanırım anladınız. Eğer anlamasaydınız daha bir sürü anlamsız soruyu buraya yazıp, açıklamak zorunda kalacaktık. Ama yukarıdaki açıklama, sanıyoruz ki başka soru sormaya gerek bile bırakmıyor.
Mesela, “Allah baştan cehennemlik olduğunu biliyorsa neden yarattı?” sorusu, anlamayanlar tarafından çok sorulur ama genelde “Allah sadece cennete gidecekleri yaratmalıydı” şeklindeki yanlış bir varsayıma dayanır. Allah Ebu Leheb’i yakmak için yaratmadı elbette. Ebu Leheb kendi tercihiyle, özgür iradesiyle yanmayı seçti. Ne yapsaydı, cehennemlik oldu diye geriye dönüp Ebu Leheb’i yok mu etseydi? Geriye dönüp, Hitler’i yok mu etseydi? O zaman milyonlarca ölen insan, Allah’a “Nerede senin İlahi Adalet’in? Hitler, benim çocuğumu öldürdü ama cezasını çekmeden onu neden hiç yaratmamış gibi davrandın?” demez miydi?
Allah kimseye zorla günah işletmedi. Uyarı gönderdi. Peygamber gönderdi. Akıl verdi. Ömür verdi. Ama adam, alay etti, zulmetti, direndi, son nefese kadar inat etti.
Merhamet, suçluyu serbest bırakmak değil, adaleti doğru uygulamaktır.
Aşere-i Mübeşşere meselesi de aynı şekildedir.
Cennetle müjdelenenler sonradan şirke düşseydi ne olurdu?
Cevabı kendiniz bile bulabilirsiniz. Eğer şirke düşmüş olsa, Allah o mükafatı iptal ederdi. Muhtemelen bununla ilgili de bir ayet inerdi ve derdi ki biz ona cenneti verdik ama o nankörlük etti, şimdi kendisini elim bir azap bekliyor mealinde bir ayetle karşılaşmış olurduk. Ama Allah, Ebu Leheb’in akıbetini seyrettiği gibi, Aşere-i Mübeşşere’nin de akıbetini gördü ve onların imanla öleceğini ve sapmaya düşmeyeceğini bilip bize bu müjdeyi iletti.
“Allah sözünden döner mi?”
Hayır. Asla. Allah’ın vaadi (ödül) mutlaka gerçekleşir. Allah’ın vaid’i (ceza tehdidi) tövbeyle, duayla, sadakayla kalkabilir. Kur’an bunu açık söyler. Bu yüzden, Cennet sözü iptal olmaz. Cehennem tehdidi ise tövbeyle iptal olabilir.
Ebu Leheb tövbe etmediği için cehennem tehdidi iptal olmadı.
Tövbe etseydi, muhtemelen Tebbet suresi başka bir şekilde inmiş olurdu.
Aşere-i Mübeşşere, sapmadığı için Cennet sözü de iptal olmadı.
Sapsalardı, muhtemelen Allah bunu bize ayetleri ya da peygamberi vasıtasıyla bildirmiş olurdu.
Peki, Allah neden sadece, Ebu Lehep ya da Aşere-i Mübeşşere’nin akıbetlerini bize önceden haber veriyor?
Allah bunun sebebini en iyi bilendir, ama bu vesileyle kader konusunda çok güzel bilgilerin sahibi olmuş olduk.
Fena mı oldu?